20 %

İslamda Kadın Hakları Kitabı – Prof. Dr. Haydar BAŞ

 25,00  20,00

Prof. Dr. Haydar BAŞ ‘ın kaleminden İslamda Kadın Hakları kitabı.

Açıklama

Elinizdeki hacmi küçük bu eser, aslında muhteva bakımından büyük bir manayı ortaya koymakta ve bir “ilke” imza atmaktadır. Bu büyük mana ve ilk olan büyük tespit, bir insan olan kadının gerçek anlamda tanımı, konumunun belirlenmesi ve kadın üzerinde çıkarılan ve bir kör dövüşünü andıran anlamsız tartışma ve kavgalara son verilmesidir.

Bu eser, evveliyetle “kadın hakları” üzerindeki spekülasyonlara ve istismarlara dikkat çekmekte ve önce kadının haksızlığa uğratıldığını sonra da bunu yapanların “kadın hakları müdafii” kesildiklerini ve bunun esasen Batı toplumlarında gündem olduğunu vurgulamaktadır.

Bir insan olan kadının, haklarını, doğuştan kazandığını, hiç bir insanın kadına hak vermek ya da almak gibi ne bir lütuf ve ne de bir imtiyaz sahibi olmadığını; bu hakların kadının yaratılıştan getirdiği gayesi, konumu ve vazifeleriyle bir bütünlük oluşturduğunu vurgulamaktadır bu eser.

Buna göre erkekle kadının eşit ya da hangisinin üstün olduğu tartışmasının da anlamsız kaldığı ortaya çıkmaktadır. Kadın, erkek gibi gayesi Allah’a kulluk olan mükellef bir insandır. Ancak, yaratılıştan getirdiği ilmi ve tecrubi bir realite olan farklılıklar sebebiyle konumu, misyonu ve vazifelerinin de farklılık arz etmesi tabii ve de zaruridir. Bu gerçek, ancak sistematik bir tarzda İslam’da ve İslam’ın ortaya koyduğu hakiki medeniyette kendini göstermiş ve uygulama imkanına kavuşmuştur.

Tarihte ve batı kültüründe kadının bir günah kaynağı, bir reklam vasıtası veya kendisinden istifade edilen bir meta olmasına ve de zor işlere koşulmasının bir hak ve nikahın kadın için bir esaret olduğu algılamasına karşılık; İslam medeniyetinde kadın her türlü hakkı garanti altına alınmış, onore edilmiş, kendisine hürmet duyulan bir ana ve bir nevi evinin kraliçesi olmuştur.

İslam medeniyetinde kadın, hayatı, canı, malı, namusu teminat altına alınarak korunmuş ve Allah’ın bir emaneti” olarak vasfedilmiştir. Bu vasfıyla kadın toplumun temeli, kamil ve vasıflı insan yetiştiren muallimesi, eli öpülecek ve “ayaginin altında cennet” olan yüce bir varlıktır.

Öz ifadesiyle “kadın, anadır”. Anaya verilen kıymet ve gösterilen hürmet, esasen kadına verilen değerin bir yansımasıdır. Buna göre kadın, hür ve bağımsız olarak mülk edinme ve onun üzerinde dilediği gibi tasarruf etme, yönetime katılma, çalışma, eğitim, haksızlığa itiraz ve hakkını savunma, mahremi eşliğinde seyahat etme, evlenmede tercihini kimsenin etkisinde kalmadan kullanma, yuva kurma, çocuk sahibi olma ve nafaka gibi birçok haklarını sonuna kadar kullanabilir. Kaldı ki geçimi her türlü şartta teminat altına alınmıştır. Çalışması, mirastan pay alması ve şahitliği gibi konularda biraz farklı telakki edilmesi, kadının yaratılışı, özellikleri, zengin iç dünyası, merhamet ve şefkatiyle ilgilidir ve kesinlikle bir noksanlık ve de mağduriyet değildir.

Bu eserde önemli noktalardan biri de kadının aile bütünlüğü içinde bireyler arasında karşılıklı hak ve vazifeler kompleksi içinde değerlendirilmesi ve konumunun oturtulmasıdır. Böyle bir aile anlayışı içinde kadının gerçek kimliğine kavuşması, istikbalde insanlık onuru açısından en büyük teminat olacaktır.

Bu eserin, insanımıza, milletimize ve tüm insanlığa hizmete vesile olmasını ve hayırlar getirmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

Kitap Önsözü